
Photo: Sylvain Mauroux
“İş başarısı” terimi çoğu zaman ele avuca sığmaz bir sözcük. Çünkü bir kişi veya organizasyon için başarı demek olan şey, başka bir kişi için başarı kabul edilmeyebilir. Bu nedenle de örneğin analistler dörder aylık dönemlerle iş performansını değerlendirirler. Dolayısıyla üst yönetim üzerinde piyasa beklentilerini karşılama baskısı hiç eksik olmaz.
Bir kez çeyrek dönemi kurtarma gayretinin egemenliği altına girdiniz mi işinizin gri alanlarında yani iyi ve kötü sonuçlu rakamlar arasındaki o engin arazide kendinizden ödün vermeye başlarsınız.
Bu süreçte yani kısa dönem hedeflerine körlük derecesinde odaklanıldığında durumunda olası bir Liderlik veya yönetim zafiyeti yaşanması halinde ise belki de şirket için önemli ve uzun erimde can alıcı olabilecek bazı şeyleri, örneğin;
- Umut vaat eden bir Ar-Ge projesini,
- Ürünlere yönelik kademeli iyileştirme çabalarını,
- Yeni pazarlara açılmayı,
- Kuruluş içindeki sosyal faaliyet veya yardımları feda edebilirsiniz.
Buna çeyrek dönem gelirlerinin despotluğu da diyebiliriz. Üst yönetim ve liderlerin bir başarı ölçüsü olabilir ancak başarısızlık söz konusu ise;
- Uzun erimli değerlerin yok olması,
- Pazar etkinliğinin azalması,
- Yatırım gelirlerinin düşmesi,
- Çalışanların motivasyon eksikliği,
- Şirket yönetimini güçlendirme çabalarının baltalanması gibi istenmeyen sonuçlara neden olur.
Uzun erimli iş başarısına ise sürekli kısa erimli karlılığa odaklanarak yaklaşılmaz. Başarı için faaliyet gösteren şirketler hatta kişiler:
Uzun erimli karlılığı destekleyen,
Çok yönlü değerler yaratan,
Faaliyet ortamlarındaki değişikliklere kendini uyarlama ve esneklik yeteneği / tavrı gösterebilen kültürleri geliştirir ve pekiştirirler.
Yani asıl korunması gereken motivasyonu yüksek, mutlu çalışanlar ve sistemin işleyişi, çarkların gıcırtısız işlemesi yani çalışanlarımızı nasıl koruyacağımız, ürün kalitesi, tedarik zinciri yani pazar payı ve kurumsal kültürlerimiz vb. Kısacası iş başarısını meydana getiren tercih ve kararlar mevcut faaliyet ortamında organizasyonun tüm unsurları arasındaki karmaşık etkileşimlere dayanır. Ve hiçbiri ihmale gelmez.
Bu etkileşimlerin arkasında yatan, zaman zaman despotluğa dönüşen liderlik zafiyetlerinin diğer işaretleri neler olabilir? Düşüncelerinizi yorumlarınızla paylaşın, birlikte öğrenelim.