AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU
AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU

Uçakta Meydana Gelen Yaralanma & Tazminat Hakkı & Montreal Sözleşmesi

Designed by Magnific

Taşıyıcının Sorumluluğu, m.17/1: Yolcu ölümü veya yaralanması: Taşıyıcı, yolcunun ölümü veya cismani zarar görmesi halinde maruz kalınan zarardan, sadece ölüm veya yaralanmaya yol açan kazanın hava aracına biniş veya araçtan iniş işlemleri esnasında ya da hava aracının içerisinde gerçekleşmesi şartıyla sorumludur.

Montreal Konvansiyonu: Hava yolu ile taşımacılığı düzenleyen en güncel uluslararası Konvansiyondur. Antlaşmada, yetki ile ilgili hükümler ve hava yolu taşımalarındaki kazalardaki taleplerin hangi koşullar altında ve nerede ileri sürüleceğine ilişkin kurallar düzenlenmiştir. Temel iki prensibi tüketicinin menfaatlerinin korunması ve hakkaniyetli tazminattır. Konvansiyonda yeni düzenlenen bir husus ise kademeli sorumluluk sistemidir.  Taşıyıcı, kararlaştırdıkları varış yerine yolcuyu tam ve sağ ulaştırma yükümlülüğü altındadır. Türkiye hem Varşova hem de Montreal Konvansiyonu’na taraf bir ülkedir.

Hukuki Niteliği: Hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi hem yolcuya hem de taşıyıcıya borçlar yükleyen tam iki taraflı özel hukuka ilişkin bir borç sözleşmesidir. Hava yolu ile taşıma sözleşmesinin kurulabilmesi için karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulunması gerekir. Taşıyıcı ve yolcu arasında bu tür bir ilişki olmaksızın uçağa binilmesi halinde kaçak yolcudan bahsetmek mümkündür ve bu durumda olan yolcuların talepleri Montreal Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmemektedir. Ayrıca, uçaktaki görevli personel ve mürettebat yolcu sıfatına sahip değildir. Kabin ekibi, uçuş personeli hizmet sözleşmesine dayanarak uçakta bulunmalarından ötürü yolcu kavramı çerçevesine değerlendirilmemektedir.

Uygulama Şartları: Yolcu, taşıyıcı ile yapmış olduğu hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesi kapsamında uçak mürettebatının dışında hava aracında bulunan canlı insandır. Taşıyıcı yolcuyu bir yere götürmeyi taahhüt ederken; yolcunun da bunun karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekir. Bagajlar için ise taşıyıcı kontrol edilen her bagajı için bagaj tanımlama etiketi verecektir. Konvansiyonu’n geçerli olduğu hallerde taşıyıcının; ölüm veya yaralanma durumunda bagajın tahrip olması, bagajın kaybı ya da bagaja hasar gelmesi ve gecikmeden ötürü sorumluluğunun düzenlediği ve bu sorumluluğu sınırlayabileceği konusunda yolcuya yazılı bir bildirim verilmelidir. Bununla birlikte, bahsedilen belgelerin düzenlenmemesinin taşıma sözleşmesinin varlığını ve geçerliliğini etkilemeyeceği ve sorumluluğun sınırlanmasına dair hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Yolcunun taşıyıcıya teslim ettiği bagajlar dışında kalan el bagajı gibi eşyaların taşınmasında eşya taşıma sözleşmesinin kapsamında değerlendirilmemektedir. TSHK m.106 uyarınca; Hava yolu ile yurt içinde yapılacak taşımalarda; bu Kanunda hüküm bulunmadıkça, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası anlaşmaların hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde, TTK hükümleri uygulanır.

Montreal Konvansiyonu Uyarınca Taşıyıcının Sorumluluğu: Konvansiyon içeriğinde; yolcunun uçakta, uçağa binerken veya inerken kaza olması durumunda yolcunun ölümü ya da bedensel yaralanmaya uğraması ile sonuçlanması hallerinde taşıyıcının sorumluluğundan bahsetmek mümkündür. m.17/1 kapsamında taşıyıcının yolcuya karşı birtakım yükümlülükleri vardır. Bu kapsamında sorumluluktan bahsedebilmek için gerekli şartlar;

  • Bir kazanın varlığı,
  • Kazanın sonucunda ölüm ya da cismani zararın meydana gelmesi,
  • Kaza ve zarar arasında illiyet bağı,
  • Kazanın hava aracında, hava aracına biniş veya iniş sırasında meydana gelmesidir.

Taşıyıcının, m.17/1 kapsamında sorumluluğunun doğması için kazanın meydana gelmesi gerekir. Kaza terimi genelde, borcun yerine getirilmesini önceden tahmin edilemeyen ve kaçınılmaz bir biçimde engelleyen durumları yani beklenmeyen ve aniden oluşan durumlardır. Yolcunun zararının beklenmedik veya alışılmadık ve yolcunun dışında meydana gelen bir olgu ya da olaydan doğması gerekir. Taşıyıcının birtakım şartları yerine getirerek sorumluktan kurtulması hallerinde kusur sorumluluğu mevcuttur. Bununla birlikte, taşıyıcının sorumluluğu alelade bir sorumluluktan çok, özen borcunun daha ağırlaşmış bir durumu olarak karşımıza çıkmaktadır. Hava aracının, basınç sistemlerindeki yetersizlik ve bozukluklar, yolcuların rahatsızlanmasına neden olacak ani ve etkileyici sesler, mecburi inişler sırasında oluşabilecek zarar ve yaralanmalar, kötü hava şartları ve hava aracının türbülansa girmesi, askeri uçaklar tarafından hava aracına yapılan saldırılar sonucunda oluşan zararlar, sert inişten sonra ortaya çıkan gürültü, panik ve kargaşalıklar sonucu havacılık kurallarına uyulmaması vb. durumlarda Konvansiyon kapsamında bir kazadan bahsetmek mümkündür.

Tazminat: Uçak içi kazalar, yaralanmalar veya maddi/manevi zararlar sonrasında açılacak tazminat davalarında hukuki dayanak olarak kullanılabilecek temel kaynaklar;

  • Montreal Konvansiyonu (m.17/1)
  • TSHK; Türkiye iç hatlarındaki yolcu taşıma sözleşmelerinden doğan bedensel zararları ve havayolunun sorumluluk sınırlarını belirler.
  • TBK: Haksız fiil sorumluluğu ile bedensel bütünlüğün ihlali nedeniyle talep edilecek maddi tazminat (tedavi giderleri, iş göremezlik) ve manevi tazminat kalemleri için.

Taşıyıcı, yolcunun taşıyıcının egemenliğinde bulunduğu süreç içindeki oluşabilecek zararlardan sorumlu tutulabilir. Tazminat kapsamında geçmiş ve gelecek bakım ve yardım maliyetleri ile seyahat ve geçim masrafları da bulunmaktadır. Kazaya uğrayan yolcunun, uğradığı bedensel yaralanmanın bir kaza sonucunda uçağın içinde meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Başka bir ifadeyle, Konvansiyon m.17/1 kapsamında bir tazminat talebinin kabul edilebilmesi için, davacının uçakta, uçağa binerken ya da uçaktan inerken bir kazanın meydana geldiğini ve bu kazanın bedensel yaralanmaya neden olduğunu ve illiyet bağının olduğunu kanıtlaması gerekir.

New York’tan Atina’ya gitmek üzere olan bir uçağa biniş işlemleri sırasında bir terörist saldırısı gerçekleşmiştir. Yolcular, yukarıda bahsettiğimiz işlemlerden biniş kartını alma, bagajların teslimi ve pasaport kontrolü sonrasında uçağa binmek üzere yolcuların bir kısmının bir otobüse bindirilmesi esnasında terörist saldırısına uğranılmasında mahkeme taşıyıcının sorumluluğundan bahsetmiştir. (Evangelinos v. Trans World Airlines Davası)

Kabin ekibi tutanağı veya hastane raporu gibi doğrudan kanıtların bulunmaması, hukuki süreci zorlaştırsa da dava açılmasına tamamen engel değildir. Hukukumuzda delillerin serbestliği ilkesi geçerlidir; yani iddia edilen kaza, resmi belgeler dışındaki yan deliller ve karinelerle de mahkemede ispatlanabilir. Başvurulabilecek deliller olarak: Uçak bileti ve PNR kayıtları, kabin içi kaza raporu (kabin ekibi tutanağı), Hastane raporları, Tedavi faturaları, İş göremezlik belgeleri, varsa bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal deliller ile ve ayrıca sağlık raporu olmaması halinde Tanık beyanları, varsa kabin içi kamera kayıtları, yolcular tarafından kayıt altına alınan video veya çekilen fotoğraflar, varsa Havalimanı Sağlık Birimi Kayıtları ve Kabin Amiri Görev Sonu Raporu (Flight Report) delil olarak sunulabilir.

Ölüm veya Bedensel Zarar: Konvansiyon, m.17 kapsamında taşıyıcının sorumluluğu için yolcunun zarara uğraması gerekmektedir. Yolcunun zarara uğramadığı durumlarda tazminat talep hakkı da bulunmayacaktır. Taşıyıcının, m.17/1 kapsamında sorumlu olabilmesi için bir başka şart ise kaza sonucunda yolcunun ölümü ya da bedensel yaralanma meydana gelmiş olması gerekmektedir. Kaza sonucu yolcunun ölümü ya da bedensel yaralanmaya uğraması durumlarında taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin tazminat talebi ile açılan davalarda, zararın uyuşmazlığı çözümleyecek mahkemenin kendi hukuk kuralları çerçevesinde tespiti yapılmalıdır. Türk hukuk kurallarına göre ise bu TBK hükümleridir.

Taşıyıcının, yolcuyu varış yerine sağ ve eksiksiz bir biçimde götürme borcunu yerine getirme yükümlülüğü vardır. Gaiplik ve ölüm karinesi MÖHUK m.11’e göre hakimin hukukuna göre tespit edilmesi gerekir ve ölüm halinde uğranılan zararlar olarak;

  • Cenaze giderleri
  • Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
  • Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardan dolayı olan zararlar mahkemeden talep edilebilir.

Bedensel yaralanmalar yani dışarıdan gelen herhangi bir fiziksel temas veya darbeye bağlı olarak insan vücudunda meydana gelen hasar (kırık, çıkık, yanma, çizilme, ezilme, organların kopması, kanama vb.) ise tüm bedensel zararları da içine alınacak şekilde geniş yorumlanmaktadır. Bu konuda, kabin içi bagaj raflarından düşen bir nesnenin yolcunun burnuna çarpması sonucu yaralanma, uçak içinde alınan gıdalardan dolayı gıda zehirlenmesi, uçağa binerken veya inerken meydana gelen kayma veya düşmeler, servis sırasında sıcak Çay/kahvenin üzerine dökülmesi yolcuya zarar vermesi vb. örnekler verilebilir. Konvansiyon m.17’de de belirtildiği üzere yolcunun ölümü ya da bedensel bir zarara uğramasının nedeni bir kaza sonucu meydana gelmesiyle taşıyıcının sorumluluğundan bahsetmek mümkündür. Başka bir deyişle kaza ile zarar arasında bir illiyet bağı olmazsa taşıyıcının sorumluluğu da doğmayacaktır. 

Taşıyıcının, Konvansiyon içeriği kapsamında yolcuyu varış yerine sağ ve eksiksiz borcunun yerine getirememesi ile meydana gelen kazanın yolcunun ölümü ya da yolcunun yaralanması ile illiyet bağı olması gerekir. İlliyet bağının ispat yükü yolcuya aittir. Bu durumda yolcu, yakınları ya da mirasçılarının meydana gelen kaza ile oluşan zararlar arasında bir illiyet bağının bulunduğu ispat edilmesi gerekir. Kazanın meydana geldiği yer değil, kazanın meydana geldiği anda yolcunun hava aracında bulunması önem taşımaktadır. Nedensellik bağı yoksa veya davacı tarafından ispat edilemezse veya Montreal Konvansiyonu m.20’de sayılan nedensellik bağını tamamen kaldıran bir sebep varsa davacı, taşıyıcının sorumluluğuna başvuramayacaktır.

Hava yolu şirketlerinin maliyeti azaltmak ve kâr elde edebilmek amacı ile istatistik yardımı ile yaptıkları hesaplamalar ışığında, bilet alıp uçağa binmeyen yolcuların oranı dikkate alınmak suretiyle fazladan bilet satışı yaptıkları, bu doğrultuda zaman zaman fazladan satılan biletler nedeniyle bazı yolcu ya da yolcuların uçakta yer kalmaması sebebiyle uçağa alınamadıkları bilinen bir olgudur. Uygulamada -overbooking- adı verilen fazladan satış nedeniyle, uçağa alınmayan bazı yolcuların mağduriyeti gündeme gelebilmekte, bu mağduriyet manevi zarar boyutuna ulaşabilmekte ve bunun sonucunda manevi tazminata hükmedilmesi gündeme gelebilmektedir. (Y11HD)

Montreal Konvansiyonu kapsamındaki bir kaza neticesinde, yolcunun görme yetisini kaybetmesi, felce uğraması, üreme yeteneğini kaybetmesi, yüzünün yanması, parmaklarını kaybetmesi, bacağının kesilmesi, iç kanama geçirmesi, beyin hasarı geçirmesi gibi durumlarda fiziksel bütünlüğü ihlal edilmektedir. Kaza sonucu meydana gelen bedensel yaralanmaya bağlı örneğin görme yetisi kaybı neticesinde uyuyamama, sürekli üzüntü içerisinde bulunma, ölüm korkusu, iştahsızlık, ruhsal çöküntü, sosyal hayatın tamamen bitmesi gibi durumlar ise ruhsal bütünlüğün bozulması olarak değerlendirilebilir.

Maddi Tazminat: Yolcu, Montreal Konvansiyonu m.17 çerçevesinde bir kaza meydana gelmesi sonucunda maddi zarara uğraması durumunda bunu talep etmek için mahkemeye başvurabilir. Manevi tazminat ise yolcunun ölümü ya da bedensel yaralanmaya uğraması sonucunda oluşan elem, keder, üzüntü sebebiyle talep edilebilir. Montreal Konvansiyonu’nda, taşıyıcının ödemesi gereken ve sorumlu bulunduğu azami miktar (SDR/Özel Çekme Hakkı) belirtilmiştir. Bu durumda yolcunun bu sınırı aşan bir zarara uğraması halinde, taşıyıcı bu kısımdan sorumlu olmayacak ve dolayısıyla eksik borç kavramının ortaya çıkacağından bahsetmek mümkündür.

Dava Açma Süresi: Bir yolcu olarak uçuş sırasında, uçağa binerken veya inerken küçük kazalar ve yaralanmalar yaşayabilir ve bu yaralanmalar sonucu fiziksel veya zihinsel olarak etkilenebilirsiniz. Bu gibi durumlarda havayolu şirketi Montreal Konvansiyonu m.17/1 uyarınca sorumlu tutulabilir. Dava açma süresi 2 yıl ile sınırlıdır.

 

“Hukuki konularda hak kaybına uğramamak için hukuki destek ve danışmanlık almanızı tavsiye ederim.”

Kaynakça:

  • Montreal Konvansiyonu, Uluslararası Hava Yolu Taşımasına İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Antlaşma
  • 2920 sayılı TSHK
  • 6098 sayılı TBK
  • 5718 sayılı MÖHÜK
  • SHGM internet Sitesi

 

Bu makale, makalenin yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak Av. Arb. Erol ASLAN tarafından hazırlanmıştır. Her olaydaki maddi vakalar ve özellikleri ile bunların uygulama ve sonuçları farklı olacağından, bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmış olup, bir hukuki görüş veya öneri teşkil etmez ve bu şekilde yorumlanamaz.

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız