AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU
AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU

Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi

Designed by Magnific

Aile konutu ve ev eşyasının sağ kalan eşe özgülenmesi, m.652: Eşlerden birinin ölümü hâlinde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa; sağ kalan eş, bunlar üzerinde kendisine miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.

Aile Konutu: Bir aile ve onların oturduğu ortak konut ile birlikte içinde yaşam faaliyetlerinin, anı ve paylaşım yoğunluğunun olduğu bir konuttur. Ancak hemen belirtmek gerekir ki aile konutu ortak konut olabilirken her zaman ortak konutlar aile konutu olmayabilir. Fiilen kullanılan bir konut olmalıdır, aynı zamanda hem konut hem işyeri olabilir. Aile konutu aynı zamanda eş ya da eşlerin işyeri özelliğini de taşıyabilir. Bu nitelikteki konut-işyeri üzerindeki tasarruflarda diğer eşin rızası aranmaktadır. Aile Konutunu oluşturan unsurlar;

  • Bir evlilik birliği kurulmuş olmalı,
  • Aile yaşamının yoğunlaştığı bir konut bulunmalı,
  • Geçerli bir ayni ya da kişisel hakka dayalı olmalı,
  • Aile konutu niteliği konusunda çekişme bulunmamalıdır.

Eşlerden Birinin Vefat Etmesi Durumunda: Hayatta kalan eş, ev eşyası ve aile konutu üzerinde miras hakkına dayalı olarak mülkiyet talebinde bulunabilir. Eğer geçerli nedenler mevcutsa, mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı da isteyebilir. Sağ kalan eşe, konut veya ev eşyası üzerinde tanınabilecek haklar yalnızca TMK m.240’da belirtilenlerle sınırlıdır. Haklı sebeplerin varlığı durumunda, sağ kalan eşe mülkiyet hakkı verilmesi de söz konusu olabilir.

Sağ kalan eşin, bu düzenlemelerde yer alan haklarını diğer mirasçılara karşı kullanabilmesi için ayrıca bir dava açması zorunlu olmayabilir. Çünkü, sağ kalan eş ve diğer mirasçılar, dava açılmadan, yasal düzenlemeye uygun şekilde mirası taksim edebilirler… dayalı miras taksimi olmaz ise sağ kalan eş, haklarını kullanmak için her zaman diğer mirasçılara karşı ayrı bir dava da açabilir. (Y2HD)

Katılma Alacağının ve Değer Artış Payının Ödenmesinde Aile Konutu: TMK m.240 hükmüne göre “Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul edilen başka düzenlemeler saklıdır, sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir, Haklı sebeplerin varlığı halinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir. Sağ kalan eş, miras bırakanın bir meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatın icra etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.

Hayatta kalan eş mirasçıysa, mirasın bölüşümünde, aralarındaki mal rejimi edinilmiş mallara katılma, mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ya da mal ortaklığı fark etmeksizin, katılma imkânı olsun ya da olmasın, mal rejiminden doğan haklarının ötesinde, miras paylaşımı sırasında aile konutu ve ev eşyalarının kendisine tahsis edilmesini isteyebilir. Ancak bu tahsis ve satın alma hakkı ücretsiz değildir. (Y14HD)

Miras Paylaşımında Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesi: Sağ kalan eşin aile konutunun özgülenmesi talebi, mal rejimlerinin türlerine göre değişik şekillerde hükme bağlanmıştır.

  • Edinilmiş mallara katılma rejiminde aile konutunda ayni hak talebinde bulunulabilmesi için sağ kalan eşin katılma alacağına sahip olması gerekir. Yalnızca değer artış payının varlığı halinde m. 240 uygulanamaz.
  • TMK m.240 ve 652’ye dayalı talepte bulunma hakkı yalnızca sağ kalan eşindir. Bu hakkın devredilmesi veya mirasçılara intikal edebilmesi mümkün değildir. Aile konutunda ayni hak talebinde bulunma hakkı, sağ kalan eşe sıkı sıkıya bağlıdır.

Aile konutu ölen eşin kişisel mali ise sağ eş lehine mülkiyet hakki tanınmadığına yönelik Dairemiz uygulamaları göz önüne alınarak; meskenin eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu tarihte satın alınıp ölen eş adına tescil edilmiş olması nedeniyle ölen eşin kişisel mali olduğundan Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekir. (Y8HD)

  • Sağ kalan eş, mal rejimi kaynaklı talebinde aile konutu üzerinde intifa ya da oturma hakkı kurulmasını isteyebilir. Haklı sebebin varlığı halinde sağ kalan eş ya da yasal mirasçılar intifa ya da oturma hakkı yerine mülkiyet hakkı tesis edilmesini isteyebilir. Miras payı kaynaklı talepte ise kural tam tersi olup, öncelikle mülkiyet hakkı talep edilir. Haklı neden varsa intifa ya da oturma hakkı tesis edilmesi talep edilebilir. TMK m. 240 ve 652 yalnızca ölümle sona erme halinde uygulanabilir.
  • Eşler arasında mal ayrılığı rejimi varsa, sağ kalan eş bu rejimin tasfiyesi nedeniyle yasal bir alım hakkına sahip olamayacaktır. Zira mal ayrılığı rejiminde ölüm nedeniyle tasfiye de sağ kalan eşe bir yasal alım hakkı tanınmamıştır. Ancak sağ kalan eş mirasçı olduğundan m.652 hükmünden yararlanabilir. TMK m.652 sağ kalan eşe mirasçı olması koşuluyla aile konutunda benzer talep haklarını kullanma imkânı sağlamaktadır. TMK m.652, eşler arasındaki mal rejimi ne olursa olsun veya mal rejiminin tasfiyesi sonucunda sağ kalan eşin bir tasfiye payı olup olmadığına bakılmaksızın, mirasçılık sıfatına bağlı olarak uygulama alanı bulan bir düzenlemedir.

…mal ayrılığı rejiminde katılma alacağına yer verilmemiştir. Dairemiz uygulamalarına göre, aile konutu ölen eşin kişisel malı ise sağ eş lehine mülkiyet hakkı tanınmamaktadır. (Y8HD)

  • TMK 652. madde hükmüyle, tereke üzerinde diğer mirasçılar ile birlikte elbirliği halinde sağ kalan eşe, aile konutunun özgülenmesi imkânı tanınmıştır. Bu maddenin uygulanması her şeyden önce sağ kalan eşin yasal mirasçı olması koşuluna bağlanmıştır. Ancak diğer eşin sağ kalan eş dışında mirasçının bulunmaması, yani sağ kalan eşin tek mirasçı olması halinde, bu söz konusu hüküm uygulanmaz.
  • TMK 646/I hükmünde yasal mirasçıların gerek kendi aralarında gerek atanmış mirasçılarla birlikte mirası aynı kurallara göre paylaşacakları, m.649/I hükmünde ise kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça mirasçıların, paylaşmada terekenin bütün malları üzerinde eşit hakka sahip olacakları belirtilmiştir. Sağ kalan eşin aile konutunun kendisine özgülenmesine dair talep hakları, ona diğer mirasçılara nazaran ayrıcalıklı bir konum bahşetmekte ve belirtilen maddelerde ifadesini bulan, mirasçıların eşitliği ve taksim serbestîsi ilkelerine istisna teşkil etmektedir.
  • Mal rejimlerinin ölüm nedeniyle son bulmasında konut ve ev eşyasında sağ kalan eşe konut ve ev eşyasında yasal alım hakkı tanınmasının amaç ve gerekçeleri mal rejimi ne olursa olsun ölüm halinde de aynen geçerlidir.

…ortaklığın giderilmesi davasında özgüleme davasının sonucunun beklenilerek bir karar verilmesi gerektiği (Y8HD)

Aile Konutunun Sağ Kalan Eşe Özgülenmesinin Şartları: Sağ kalan eşin talep hakkını kullanmasının hukuksal niteliği yasal alım hakkının kullanılmasıdır. Bu hakkın kullanılması, sağ kalan eş ile mirasçılar arasında, aile konutu ve ev eşyası üzerinde ayni hak ilişkisinin kurulmasına yol açar. Terekenin tasfiyesiyle birlikte aile konutu da terekeden çıkmış olacağından, sağ kalan eşin bu talebini terekenin tasfiyesi tamamlanıncaya ve en geç talep konusu aile konutunun miras ortaklığının elden çıkarılmasına kadar ileri sürmesi gerekmektedir. Bu hakkın kullanılmasına rağmen, mirasçılar sağ kalan eş lehine bu ayni hakkın devri için gerekli işlemleri yerine getirmediği takdirde, sağ kalan eş, mahkemeye başvurmak suretiyle bunun ifasını talep edebilir ve talep için şartları;

  • Sağ kalan eşin katılma alacağı olmalı,
  • Özgüleme için eş talepte bulunmalı,
  • Evlilik ölüm nedeniyle sona ermeli,
  • Tereke malları arasında aile konutu bulunmalı
  • Ölen Eşin Altsoyunun Aynı Meslek ve Sanatı İcra Edeceği Bir Bölüm Olmaması
  • Haklı sebeplerin bulunmasıdır.

Talep Süresi: Kanunda, sağ kalan eşin bu hakları talep etmesi için belirli bir süre ya da biçim koşulu belirtilmemişse de bu talebin en uygun şekilde mirasın paylaşımı tamamlanmadan önce yapılmalıdır.

Yetkili ve Görevli Mahkeme:

  • Aile Konutunun m.240 Kapsamında Özgülenme Talebinde Bu tür davalarda yetkili mahkeme, TMK m.214 gereğince, vefat eden eşin son ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Bu kural kesin bir yetki sınırı çizdiğinden, hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınır. Görevli mahkeme ise, 4787 Sayılı Kanun m.2 ve m.4 uyarınca Aile Mahkemesidir. Ancak Aile Mahkemesinin bulunmadığı bölgelerde bu sorumluluk Asliye Hukuk Mahkemelerine geçer.
  • Miras Hukuku (TMK m. 652 Uyarınca) Bakımından: Miras payına dayalı olarak aile konutunun sağ kalan eşe intifa, oturma veya mülkiyet hakkı verilmesi talebi, HMK sulh hukuk mahkemesine yapılmalıdır. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın son yerleşim yeri mahkemesi TMK m.652’den kaynaklanan talepler için yetkilidir.

 

“Hukuki konularda hak kaybına uğramamak için hukuki destek ve danışmanlık almanızı tavsiye ederim.”

Kaynakça:

  • 4721 Sayılı TMK
  • 6100 Sayılı HMK
  • 6284 Sayılı Kanun
  • 4787 Sayılı Kanun
  • Yargıtay Kararları

 Bu makale, makalenin yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak Av. Arb. Erol ASLAN tarafından hazırlanmıştır. Her olaydaki maddi vakalar ve özellikleri ile bunların uygulama ve sonuçları farklı olacağından, bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmış olup, bir hukuki görüş veya öneri teşkil etmez ve bu şekilde yorumlanamaz.

 

 

 

 

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız