
Designed by Freepik
Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve kamu hizmeti olarak yürütülen ihtiyari bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Arabuluculuğa Başvuru: İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmaması halinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi halinde ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir.
Arabuluculuk faaliyeti sürecin başından sonuna kadar bizzat arabulucu tarafından yürütülmelidir. Anlaşmanın arabulucu luk faaliyeti sonucunda gerçekleşmiş olması, tek bir aşamayı değil arabulucuya başvuru ve arabulucunun seçiminden faaliyetin sona ermesine kadarki tüm süreci ifade eder. Arabuluculuk faaliyetinin kanuna uygunluğu, sürecin tamamında mevcut olmalıdır. (Y9HD)
Arabuluculuk Kapsamındaki Kişiler: Kanun’a, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Uyuşmazlıkların dava şartı arabuluculuğa götürülmesi için Kanun’a, sözleşmeye ve iş ilişkisinden kaynaklanması gerekmektedir. Bunun dışında tarafların işçi ile işveren olması ve taleplerini de birbirlerine karşı yapmış olmaları gerekmektedir. Arabuluculuk uygulamasında bir tarafın işçi diğer tarafın işveren olduğu açıkça belirtilmiştir. Bunun yanında tarafların avukatları, kanuni temsilcileri, mirasçıları ve temsilcileri adına dava şartı arabuluculuğa başvuru özel yetkisi olan sendikaların da taraf olarak kabul edilmeleri mümkün hale getirilmiştir.
Arabuluculuk Kapsamındaki Hukuki Uyuşmazlık Konuları: İşçi ile işveren arasındaki uyuşmazlıkların iş uyuşmazlığı olarak nitelendirilmesi için aralarında mutlaka bir iş ilişkisinin olması gerekir. Bu Kapsamda;
- Başta işçilik ücreti olmak üzere; fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, prim, ikramiye, cezai şart vb. bütün alacaklar,
- Tazminatlar (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, sendikal tazminat, ayrımcılık tazminatı, maddi ve manevi tazminat) ile
- İşveren tarafından talep edilebilecek alacak ve Tazminat kalemleri( ihbar tazminatı, cezai şart, avansın iadesi ve eğitim gideri, işçinin hesap verme borcu kapsamında işveren adına tahsil ettiği ve ödemediği paralar, mesleki eğitim karşılığı cezai şart, haksız fesih nedeniyle tazminat yahut genel olarak işçinin verdiği zarardan yahut sadakat borcuna aykırı davranışından kaynaklanan zararlarının tazmini) için arabulucuya başvuru dava açmadan önce zorunlu tutulmuştur.
İş Mahkemeleri Kanunu (İMK) m.3’de belirtilen hak uyuşmazlıkları bakımından, arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş, madde haricinde bırakılan diğer hak uyuşmazlıkları bakımından da arabuluculuğa elverişli olduğu ölçüde tarafların karşılıklı talepleri halinde, ihtiyari olarak da dava açılmadan önce ya da açıldıktan sonra da arabuluculuk faaliyetine başvurabilecekleri kabul edilmiştir.
…arabulucunun taraflara ve ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk faaliyetini sonlandırması halinde dahi 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen arabuluculuk dava şartının gerçekleşmiş sayılacağı… (Y9HD)
İşe İade Talepli Arabuluculuk Görüşmeleri: Arabulucuya başvurunun zorunlu tutulduğu uyuşmazlıklarından biri de işe iade talebidir. İşçi fesih bildiriminde sebep gösterilmediği, gösterilen sebebin geçerli/haklı olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları halinde;
- İşe başlatılma tarihini,
- Üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,
- İşçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını, belirlemeleri zorunludur.
Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması halinde fesih geçerli hale gelir ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Taraflar arasında meydana gelen sebepsiz zenginleşme ya da haksız fiil gibi sebeplerden doğduğu iddia edilen talepler için de arabulucuya başvuru zorunlu olarak öngörülmüştür. İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanmamak şartıyla, iş ilişkisi temelli haksız fiilden doğan tazminatlara ilişkin uyuşmazlıklarda tarafların arabuluculuğa başvurması dava şartı olarak kabul edilmesi örnek verilebilir. Bunun yanında, iş yerinde meydana gelen bir kazadan veya mesleki olarak hastalıktan kaynaklanan tazminat talepleri de ihtiyari olarak arabuluculuğa götürülmesi mümkün olabilmektedir.
İhtiyari arabuluculuk çerçevesinde değerlendirilecek bir diğer husus da, TBK m.441 ile Basın İş Kanunu m.18 de düzenlenen işçinin ölmesi neticesinde ortaya çıkan, iş ilişkisine bağlı olarak ortaya çıkan işçi alacağı değil de eş, çocuklar ve bakmakla yükümlü olunanlara ödenen ölüm tazminatıdır.
Hatırlatmakta fayda gördüğüm bir konu da arabuluculuğun dava şartı ya da ihtiyari olarak yürütülmesinin süreç açısından farklılık göstermemektedir.
İş ilişkilerinin sulh sözleşmesi, ibra sözleşmesi ve ikale sözleşmesi gibi anlaşmalar ile sona ermesi durumunda bu sözleşmelerin dar yorumlanması gerektiği (Y9HD)
Arabuluculuğun sona ermesi: Aşağıda belirtilen hâllerde (HUAK m.17, HUAKY m.20) arabuluculuk faaliyeti sona erer:
- Tarafların anlaşmaya varması,
- Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi,
- Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi,
- Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi
- Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespit edilmesi.
Anlaşma belgesinin amacı; taraflar arasında uyuşmazlığı, tarafların iradelerine ve menfaatlerine uygun bir şekilde çözüme kavuşturmak, taraflar arasında ileride doğabilecek uyuşmazlıklara engel olmak ve tarafların işbu çözüm ile bağlı kalmasını sağlamaktadır. Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır
Önemli bir konu da icra edilebilirlik şerhinin verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve buna ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılır.
Toplu İş Hukukunda Uygulanan Resmi Arabuluculuk Faaliyeti: Arabuluculuk; taraflar arasındaki toplu görüşmelerde anlaşma sağlanamaması halinde tarafların grev veya lokavt ya da bunların yasaklanmış olduğu hallerde zorunlu tahkim yoluna gitmelerinden önceki aşamada uyuşmazlığın giderilmesi için başvurulması zorunlu olan barışçı bir çözüm yoludur.
Arabuluculuk, toplu menfaat uyuşmazlıklarının bir üçüncü kişinin aracılığı ve önerileri ile çözümlenmesi yöntemi olup grevden önce başvurulması gereken bir çözüm yoludur. Toplu görüşme için kararlaştırılan ilk toplantıya taraflardan biri gelmez veya geldiği hâlde görüşmeye başlamazsa, toplu görüşmeye başladıktan sonra toplantıya devam etmezse veya taraflar toplu görüşme süresi içerisinde anlaşamadıklarını bir tutanakla tespit ederlerse ya da toplu görüşme süresi anlaşma olmaksızın sona ererse, taraflardan biri uyuşmazlığı altı iş günü içinde görevli makama bildirir. Aksi takdirde işçi sendikasının yetkisi düşer. Uyuşmazlık yazısını alan görevli makam altı iş günü içinde taraflardan en az birinin katılımı ile veya katılım olmazsa resen, resmî listede bir arabulucu görevlendirir. Tarafların resmî arabulucu listesindeki bir arabulucu ismi üzerinde anlaşma sağlamaları hâlinde, belirlenen kişi görevli makam tarafından o uyuşmazlıkta arabulucu olarak görevlendirilir.
“Hukuki konularda hak kaybına uğramamak için avukatınızdan destek almanızı tavsiye ederim.”
Kaynakça:
- 4857 Sayılı İş Kanunu
- 6098 Sayılı TBK
- 6325 Sayılı HUAK
- 7036 sayılı İMK
- 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu
- 5953 Sayılı Basın İş Kanunu
- HUAK Yönetmeliği
- Yargıtay Kararları
Bu makale, makalenin yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak Av. Arb. Erol Aslan tarafından hazırlanmıştır. Her olaydaki maddi vakalar ve özellikleri ile bunların uygulama ve sonuçları farklı olacağından, bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmış olup, bir hukuki görüş veya öneri teşkil etmez ve bu şekilde yorumlanamaz.