AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU
AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU

Boşanma Davasında “Karşı Dava”

Image by magnific

Karşı davanın açılması ve süresi m.133: Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.

Boşanma Davasında Karşı Dava: HMK m.132 çerçevesinde davalıya tanınan ve aynı yargılama dosyasında kendi boşanma talebini, velayet, nafaka ve tazminat istemlerini birlikte ileri sürmesine imkn veren usul hakkıdır. Eşlerden birinin açtığı boşanma davasına karşı diğer eş de bir karşı boşanma davası açabilir. Bir eşin boşanma davası açması üzerine diğer eşin yalnız davanın reddini istemekle yetinmeyip kendi boşanma talebini, kendi vakıalarını ve kendi fer’î taleplerini karşı dava olarak ileri sürmesidir. Karşı dava iradesi net olmalı; talepler, açık olarak belirtilmelidir. Dikkat edilmesi gereken konu ise karşı davaya yönelik olarak, karşı dava açılamamasıdır.

Her olay kendine özgüdür ve dosya özelinde değerlendirme yapılması gerektiğinden; Somut durumunuza uygun çözüm ve strateji belirlenmesi için bir aile hukuku avukatından profesyonel hukuki danışmanlık almanız tavsiye edilir.

Hukuki Niteliği: Karşı dava Hukuki bir zorunluluk değildir; ancak kendi boşanma talebini, nafaka ve tazminat istemlerini aynı dosyada ileri sürmek isteyen davalı için pratik bir tercih niteliği taşır. Karşı dava açılmadığında bu taleplerin ayrı davalar yoluyla takip edilmek zorunda kalınır. Karşı dava ise davalıyı savunma pozisyonundan çıkarıp aktif hak talep eden konuma getirir. Karşı tarafın da kusuru mahkeme önüne konularak kusur dengesi değişir; nafaka, maddi-manevi tazminat, velayet ve mal rejimi tasfiyesindeki talepler tek dosyada toplanarak değerlendirilir. Risk unsuru olması nedeniyle dava süresinin kaçırılmaması gerekir. Karşı dava açma süresinin kaçırılması durumunda usul ekonomisi ilkesi gereği birleştirme talepli bağımsız boşanma davası açılabilir. Yani ayrı bir dava olarak açılır. Bu konuda farklı kararlar olmasına rağmen bazı yargıtay kararlarında usul ekonomisi gereği asıl davayla birleştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde boşanma kararı verilmesini istemiş olması, açıkça karşı dava açıldığı belirtilmedikçe, bu dilekçeye karşı dava vasfı kazandırmaz. (Y2HD)

Karşı Dava Açılabilmesinin Şartları: Karşı dava açılabilmesi için HMK m.132 uyarınca;

  • Asıl davanın açılmış ve halen görülmekte olması,
  • Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması şarttır.

Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir. Karşı davaya karşı, dava açılamaz

…tarafların kusurlarının belirlenmesi, boşanmanın eki niteliğinde bulunan maddi-manevi tazminatlar, yoksulluk nafakası ve velâyet gibi taleplerin sağlıklı değerlendirilerek doğru karar verilebilmesi; bu davaların birlikte görülmesi ve delilerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkündür. Bu nedenle, erkeğin birleştirme talepli açmış olduğu dava dosyasının, eldeki dosya içerisine alınarak, tüm davalar birlikte değerlendirilip, her davanın esası hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmektedir. (Y2HD)

Boşanmada Karşı Dava Neden Açılır? Açılmış ve halen görülmekte olan bir davanın davalısının cevap dilekçesinde, asıl davanın davacısına karşı, asıl davanın görüldüğü mahkemede bir dava açması halinde, ancak karşı davadan söz edilebilir. Karşı davada ileri sürülecek olan taleple, asıl davada ileri sürülen talep arasında, takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bunun dışında kalan bir başka bağlantının mevcut olması gerekir. Örneğin, eşi tarafından şiddetli geçimsizlik iddiasıyla dava açılan kişi; aldatma ya da şiddet gibi ağır kusur gerekçesiyle karşı dava açarak boşanma kararının kendi lehine oluşmasını, dolayısıyla daha yüksek tazminat ve nafaka talep etmesini sağlayabilir. Diğer taraftan, karşı dava açılmadığında davalı taraf yalnızca cevap ve itiraz haklarını kullanabilmektedir. Bu durumda kendi boşanma talebini, tazminat ve nafaka istemlerini aynı yargılama dosyasında ileri sürmesi mümkün değildir. Bu nedenle, davalı/karşı davacı aşağıda belirtilen kendi taleplerini (asıl davanın konusuyla bağlantılı olmak kaydıyla) tek bir dilekçede birleştirerek ileri sürebilir ve;

  • Boşanma Kararı: Davalının kendi hukuki gerekçesi ve kusur iddialarıyla TMK m.161 vd. maddelerindeki özel boşanma sebeplerini karşı davayla talebi,
  • Velayet ve Kişisel İlişki: Her iki tarafın velayet iddiasını tek dosyada değerlendirilmesi ve çocuğun üstün yararı kriterinin esas alınması için müşterek çocukların velayetinin karşı dava ile talebi aksi halde daha geniş kişisel ilişki tesisini içeren talebini,
  • Nafaka: Tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası talepleri de karşı dava dilekçesinde açıkça yer alabilir ve aksi halde bu talepler ayrı dava konusu yapılmak durumunda kalınır,
  • Ziynet Eşyası ve Mal Rejimi Tasfiyesi: Mal rejimi tasfiyesi boşanmanın kesinleşmesine kadar bekletici sorun yapılmaktadır. Dolayısıyla, ziynet eşyaları alacağı, mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı talepleri karşı davada ileri sürülebilir ve dava süresince mal kaçırmaya karşı ihtiyati tedbir talep edilebilir,
  • Maddi ve Manevi Tazminat: TMK m.174 kapsamında, evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle kişilik hakkı ihlali ya da ekonomik zarara uğrayan tarafın tazminat talebi karşı dava ile ileri sürmek mümkündür. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Yine benzer nedenlerle boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini talep edebilir.

İlk Derece Mahkemesince erkeğe yüklenen kadına bakire olmadığını söylemek suretiyle toplum içinde rencide ettiği, ağır ithamlarda bulunduğu kusurlarının erkek tarafından istinaf edilmeyerek kesinleştiği, tarafların İlk Derece Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurları yanında, tarafların kabulüne ve dosya kapsamına göre de sabit olduğu üzere cinsel ilişkinin gerçekleşmeme olgusunun toplanan deliller, tanık beyanları, evlilik sırasında erkeğin müracaatı sonucu konulan tanıyı içeren hastane kayıt ve belge içerikleri gereğince erkek eşten kaynaklandığı anlaşılmış olup, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı- karşı davacı erkeğin, davacı- karşı davalı kadına nazaran ağır kusurlu olduğu (Y2HD)

Karşı Davanın Açılması ve Süresi: Karşı dava bağımsız bir dava olmakla beraber karşı davacı (asıl davanın davalısı) tarafından (asıl davanın davacısı) davalıya karşı, ayrı bir dilekçe ile veya cevap dilekçesi şeklinde asıl davanın görüldüğü mahkemede açılır. Süresinden sonra karşı dava açılması halinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Karşı dava açma süresi ikinci cevap dilekçesi verilinceye kadardır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkansız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara bildirilir. Ek süre kabul edilirse karşı dava bu ek süre içinde de açılabilir. Ancak savunma olarak ileri sürülebilecek hususların karşı dava konusu yapılmasında hukuki bir yarar bulunmaz. Karşı dava, kendi boşanma talebi, tazminat, nafaka veya velayet gibi kendi başına hüküm kurulmasını gerektiren bir talep varsa karşı dava konusu yapılmasında anlam kazanır.

Dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen davalı, istediği savunma şeklini seçmekte serbesttir. Bu noktada davalı; davayı kabul edebileceği gibi, davaya cevap vermeyebilir veya cevap dilekçesi vererek davaya karşı koyabilir. Bunlardan başka ayrıca kendisi bir talep ileri sürerek aynı davada hüküm altına alınması amacıyla karşı dava açabilir. Cevap dilekçesi verilmesi gibi verilmemesi de savunma hakkının kapsamına dahil olan bir husustur.

Davaya Cevap Verme Süresi: HMK m.127 uyarınca davaya cevap verme süresi yazılı yargılama usulünde iki haftadır ve bu süre dava dilekçesinin davalıya tebliği ile başlar. Bu hakkını kullanmayan, yani süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılır. Bunun sonucu olarak ise cevap dilekçesi vermeyen davalı, davacının cevaba cevap hakkını elinden almış olduğu gibi, kendi durumunu da elverişsiz kılabilir. Çünkü cevap dilekçesi vermemesi inkar sayılsa bile bunun dayanağı olan vakıanın davaya getirilmesi, savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı kapsamına gireceğinden, söz konusu yasağı aşmanın yolu ancak davacının açık muvafakati ile mümkün olabilecektir.

Feragat: Davacının asıl davasından feragat etmiş olması davalının da karşı davasından feragat ettiği anlamına gelmez. Bir tarafın iradesinin diğer tarafın dava hakkını düşürmemektedir.

Harç Yatırılması: Karşılık davalar, müstakil davalar gibi harca tabidir. Davaya müdahale eden kimse, kanun yollarına müracaat ederse iltihak ettiği taraftan alınan harca eşit harcı ödemek mecburiyetindedir. Yargılama giderleri, gider avansı ve vekalet ücreti karşı dava için ayrı olarak hesaplanır. Mahkeme her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurar; her hüküm ayrı ayrı istinaf ve temyize götürülebilir. Boşanma talebi maktu harca; tazminat ve nafaka gibi konusu para ile ölçülebilen talepler ise nispi harca tabidir

Davalı kadın tarafından verilen 26.12.2003 hâkim havale tarihli dilekçe nedeniyle başvurma harcı ve nisbi harç yatırılmadığından usulüne uygun olarak açılmış bir karşı davadan söz edilemez. Davalı kadın vekili 10.02.2004 hâkim havale tarihli (26.12.2003 tarihli cevap ve karşı dava dilekçesinin tamamen ıslah talebi) dilekçe vermiştir. Bir karşılık dava olmadığı halde bulunmayan bir dava için ıslah dilekçesi verilmiştir. Bu dilekçeye davacı koca vekili tarafından karşı çıkıldığı gibi, 10.02.2004 tarihli dilekçe üzerine başvurma harcı alınmamış olup, sadece nisbi harç alınmıştır. Bu nedenle usulüne uygun açılmış bir dava da yoktur. (Y2HD)

Karşı Dava Açılmamasının Sonuçları: Karşı dava açılmadığında davalı taraf yalnızca cevap ve itiraz haklarını kullanabilmektedir. Bu durumda kendi boşanma talebini, tazminat ve nafaka istemlerini aynı yargılama dosyasında ileri sürmesi mümkün olamamaktadır.

Boşanma davasında, davalı kadın cevaplarını vermiş, daha sonraki layihada harç ödemeden isteklerini sıralamış olması, karşılık dava sonucu doğurmaz. Dava olmadığına göre verilen karar yok hükmündedir. Taraflarca temyiz edilmemiş olsa bile yasaya açık muhalefetin bulunması hallerinde hükmün boşanma yönünde bozulması imkânı dâhilindedir. Davalı tarafından açılmış bir dava olmadığı halde, yazılı şekilde boşanmaya ve araç bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. (Y2HD)

Asıl davanın sona ermesi: Asıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme: Karşı dava, asıl davanın görüldüğü mahkemede açılır; ayrı bir yetki incelemesi yapılmaz. Görevli mahkeme aile mahkemesidir ancak aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Aile Mahkemesi sıfatıyla bakar.

 

“Hukuki konularda hak kaybına uğramamak için hukuki destek ve danışmanlık almanızı tavsiye ederim.”

Kaynakça:

  • 4721 Sayılı TMK
  • 6100 Sayılı HMK
  • 492 Sayılı Harçlar Kanunu
  • Yargıtay Kararları

Bu makale, makalenin yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak Av. Arb. Erol ASLAN tarafından hazırlanmıştır. Her olaydaki maddi vakalar ve özellikleri ile bunların uygulama ve sonuçları farklı olacağından, bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmış olup, bir hukuki görüş veya öneri teşkil etmez ve bu şekilde yorumlanamaz.

 

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız