AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU
AVUKATLIK & HUKUKİ DANIŞMANLIK & UZMAN ARABULUCU

Mikroyönetim, Yanlış Yönetmektir.

Image by Lance from Pixabay

“Yöneticim gönderdiğim her e-postadan kendisini de adreslemesini istiyor.”
“Sık sık bilgi güncellemesi istiyor.”
“Detaylara girmeyi çok seviyor ve sürekli hataları işaret ediyor”
“Ben oradayken dahi ekip üyelerimi kontrol etmeye çalışıyor.”

Muhtemelen bu sesler size de aşina gelmiştir ve çoğumuz kariyerimizin bir noktasında benzeri bir “Kontrol ucubesi” ile çalıştık. Bununla birlikte, komik olan şey, neredeyse herkes mikroyönetim konusundan şikayet ederken, aslında bunların çok az sayıdaki kısmı mikroyönetici olduğunu itiraf eder.

Peki, tüm bu mikro yöneticiler nerede saklanıyor?

Olası cevaplardan birisi: Aynaya bir göz atın! Belki de farkında olmadan önceki yöneticileriniz de gözlemlediğiniz, şikayet ettiğiniz davranışlardan bazılarını tekrarlama olasılığıdır. Bu kısır bir döngüdür. Olmama ihtimali var mı?

Böyle bir yönetici ile çalışmak konusunda şanslı olsanız bile, küçük bir başarısızlık durumunda diğer farklı faktörlerle karşılaşma olasılığını da göz ardı etmemek gerekir; sürekli uyarı, aşırı kontrol ihtiyacı duyan, ekibine güven eksikliği duygusunu yaşamak, katı mükemmeliyetçilik, yetersiz eğitim vb.

Yeni yöneticiler de ilk dönemlerinde; endişe, deneyimsizlik, ilk heyecan, konuları kavramak vb. nedenlerle kısa bir süre de olsa mikro yöneticilik yapma eğilimindedir. Zamanla bir kısmı kurtulur bir kısmı ise iş dünyasının derinliklerinde yönünü kaybeder.

Aslında temel sorun,  birçok lider veya yöneticinin, mikroyönetim ile kontrol sürecini karıştırıyor olması değil mi?.. Unutmayın ki ayrıntıların üstünde durmak kötü bir şey değil. Buradaki kilit nokta, hangi ayrıntı seviyesine girmeniz gerektiğini ve ekibinizin üyelerine yardımcı olmak için ne zaman ve nasıl adım atmanız gerektiğini bilmektir.

Mikroyönetim eğiliminizi kontrol edin.

Mikroyönetim uygulayan diğer yöneticilerin, kendi personelini kontrol etmekteki tipik gerekçelerine ve davranışlarına bir göz atın. Bunlardan herhangi birini kendiniz de görüyor musunuz? O zaman tehlike çanları sizin içinde çalmak üzere. Çünkü, önemsiz iş ve ayrıntılara gereğinden fazla odaklandığınızdan dolayı kritik ve acil işlerin gecikmesine yol açıyorsunuz.

“Zamandan kazanmak için kendim yapacağım.” Hayır, sadece kendinizi kandırıyorsunuz.

Ekibinize güvenmiyorsunuz.

Onlara inanmıyorsunuz.

Kendinizi her sürecin içinde baş aktör olarak görüyorsunuz.

Hata yapılmasına tahammül edemiyorsunuz.

Liderlik yetenekleriniz error veriyor.

 

Mikroyöneticilerin, ekip üyelerinin görevlerini zaman kısıtlaması veya daha verimli olduğu gerekçesiyle devraldığını belirtmesi. Ekibinize, güvenemediğinizi, yetiştiremeyeceğini veya yapamayacağına işaret ediyor olabilir misiniz? Denemelerine izin vermek için neden rahatsız oluyorsunuz?

“Her adımda yakından takip etmek zorundayım, orada çok fazla sorun var.”

Eğer sürekli tekrarlanan belirli, kronik bir konu üzerinde odaklanmak, ekip ile birlikte gözlemlemek ve sorunu çözmek için ise farklı, sorun değil. Ancak, her görevin yapılmasında böyle bir yaklaşımınız varsa, ekibinize olan “güven” konusunda veya mikro yönetim konusunda bir sorununuz var demektir.

“Ben liderim, bu yüzden bu kararları almalıyım.”

Liderlik, yönlendirmeyi, değişimi ve gelişmeyi yukarılara taşımak için kararlara yön verir. Ve ekibini motive ederek uygulamaya geçer. Bununla birlikte, sürekli küçük kararlar almak, duyurmak, her adımda yeni kararlar üretmek ekip üzerinde rahatsızlık yaratır ve onları demotive eder. Kısacası, kendiniz için bir gösteri içinde ve küçük detaylar için saatler harcamanın peşindesiniz demektir. Bitmedi, “kontrol ucubesi” demiştim, işte “varlığını” gürültülü bir şekilde netleştiriyor.

“Her şeyi tekrar kontrol etmeliyim. Sonuçta, ayrıntılar önemlidir ve öncelikli konudur”

Microyöneticiler ormanı görmek için ağaçları görme eğilimindedir. Üst düzey stratejik düşünceye ve büyük resmin üzerine odaklanmak yerine, önemsiz ayrıntılara kapılırlar. Evet, ayrıntılar önemlidir ancak doğruluğunun sağlanması, lideri değil ekibin diğer üyelerine düşer. Farkında olmadan, ekibin güvensizlik ve yetersizlik duygularını besleyen bir çalışma ortamı yaratarak, kendi yokluğunda ekibin işlevselliğini kaybetmesine yol açmaktasınız. 

 “Bazı şeylerin belirli bir şekilde yapılmasını istediğimi açıklamak zorunda değilim.”

Mikro yöneticilerin takımlarından önemli bilgileri saklı tutması, paylaşmaktan kaçınması ve görevlendirmelerin, talimatların, değişikliklerinin arkasındaki mantığı reddetmesidir. Ekip üyeleri size bir şey sorduğunda kendine “Böyle olması gerektiği için böyle olacak” diyor musunuz?

 Bunların her biri başarı yolculuğunuzda birer “kırmızı kart 

 

 

Bir yorum ekleyin

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu sayfanın içeriğini kopyalayamazsınız