
Designed by Magnific
Zamanaşımı, TBK m.146: Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir.
Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre: Yasanın belli ettiği koşullar altında belli bir sürenin geçmesi ve bunun sonucunda kimi hakların kazanılması ya da düşmesidir. Bir borcu doğuran, değiştiren ya da ortadan kaldıran bir olgu olmayıp, doğmuş ve var olan bir hakkın istenmesini ortadan kaldıran bir savunma aracıdır. Zamanaşımı süresinin dolması ile birlikte, alacaklının sahip olduğu hak sona ermez ancak borçlunun zamanaşımı süresinin dolduğunu öne sürmesi ile bu alacağın dava yolu ile talep edilebilirliği ortadan kalkar. Bu nedenledir ki borç, borçlu tarafından zamanaşımı süresinin dolduğundan haberdar yahut habersiz olarak ifa edildiğinde, bu ifa geçerli sayılır ve alacaklıdan geri istenemez.
Kanunda öngörülen süre hak kullanılmaksızın geçirildiği takdirde hakkın özü son buluyorsa hak düşürücü süre söz konusudur. Hak, yalnızca sürenin geçmesi sebebiyle değil, bu süre içerisinde ayrıca hareketsiz kalınması sebebiyle son bulmaktadır. Hak düşürücü sürenin geçmesi ile hak sona ermiş olacağından, hak düşürücü süre savunması bir itiraz niteliği taşır. Taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından re’sen göz önünde bulundurulmak zorundadır.
Zamanaşımının Başlangıcı: Zamanaşımı, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Alacağın muaccel olmasının bir bildirime bağlı olduğu hâllerde, zamanaşımı bu bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar. Dolayısıyla zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için borlunun temerrüde düşürülmüş olması gerekmez. Muacceliyete ilişkin genel hükümler burada da uygulama alanı bulur. Ömür boyunca gelir ve benzeri dönemsel edimlerde, alacağın tamamı için zamanaşımı, ifa edilmemiş ilk dönemsel edimin muaccel olduğu günde işlemeye başlar. Alacağın tamamı zamanaşımına uğramışsa, ifa edilmemiş dönemsel edimler de zamanaşımına uğramış olur.
İfası hemen talep edilebilen alacaklar bakımından borç doğduğu anda muaccel olacağından, borcun doğumu ile beraber zamanaşımı süresi de işlemeye başlar. Bu bakımından zamanaşımı süresinin başlaması için borcun doğum anı önemlidir.
İşçinin hizmet sözleşmesi boyunca hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ilişkin ücreti, Hizmet sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi hâlinde, işçinin hak kazanıp da kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı, hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihte işlemeye başlar.
Hukuki Niteliği: Zamanaşımı süresinin dolduğu savunması, def’i niteliğinde olduğundan ancak borçlu tarafından süresinde ileri sürüldüğü takdirde hâkimce dikkate alınır, dolayısıyla hakim re’sen borcun zamanaşımına uğrayıp uğramadığını araştıramaz. Önüne gelen dosyada zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit etmesi halinde dahi onu re’sen dikkate alamaz veya taraflara bu konuda herhangi bir telkinde bulunamaz. Def’i niteliğine haiz olması sebebiyle zamanaşımı savunması ancak ön inceleme aşamasının sonuna kadar ileri sürülebilir. Dilekçeler teatisi aşamasında serbestçe ileri sürülebilen zamanaşımı savunması, ön inceleme aşamasında karşı tarafın ön inceleme duruşmasına mazeretsiz olarak katılmaması halinde muvafakati aranmaksızın, katılması halinde ancak karşı tarafın açık muvafakati ile öne sürülebilir.
Şartları: Bir alacağın zamanaşımına uğramış olması için öncelikle bu alacağın zamanaşımına tabi bir alacak olması, ardından kanunda öngörülen zamanaşımı süresinin dolması gerekir.
Zamanaşımına tabii alacaklar: Genel olarak nispi haklar ve özellikle alacak hakları için öngörülen bir müessesedir. Kural olarak bütün alacaklar zamanaşımına tabidir.
Zamanaşımı süresinin dolması: Kanunda öngörülen sürenin son gününün geçmesi ile birlikte zamanaşımı süresi dolmuş olur.
…Sözleşme ve ona benzeyen bazı ilişkilerde yasa koyucu çekişmeyi daha dar bir zaman süresi içinde giderme ve yanların uyuşmazlığı ve kaza organı önüne getirmeleri amacı ile ayrık bir kural koyarak … beş yıllık zamanaşımını gerekli görmüş, fakat buna bağlı olan işlemleri de sınırlı ve sayılı biçimde teker teker saymıştır… (Y4HD)
Zamanaşımı Süresinin Hesabı: Zamanaşımı süresinin dolduğunu anlayabilmek için tabi olduğu zamanaşımı süresini bilmek, bu sürenin başlangıç ve bitiş anlarını tespit etmek, bu süreyi durduran veya kesen sebeplerin bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir. Zamanaşımı süresi gün hesabı üzerinden tespit edilir. Ancak alacağın muaccel olduğu günden değil, muacceliyetin ertesi gününden başlanır. Kanunda hesap konusu alacak için öngörülmüş olan sürenin son gününün geçmesi ile de zamanaşımı süresi sona erer. Son gün eğer pazara ya da başka bir tatil gününe denk geliyorsa, o takdirde tatili takip eden ilk iş gününde zamanaşımı süresi sona erer. Zamanaşımı süresinin başlaması için alacaklının alacağının muaccel olduğunu bilmesine gerek yoktur. Hatta alacaklının bir alacak hakkının varlığından haberdar olmaması halinde dahi zamanaşımı süresi işlemeye başlar.
İşçinin hak kazandığı halde kullanmadığı yıllık iznine ilişkin ücret alacağı, hizmet sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğramaktadır. (YHGK)
Kanunda aksi bir düzenleme bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. TBK’da bazı alacakların beş yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olacakları düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre bu alacaklar,
- Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.
- Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.
- Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.
- Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.
- Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.
- Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklardır.
Dolayısıyla Borçlar Kanunu kapsamında hizmet sözleşmesi, pazarlamacılık sözleşmesi ve evde hizmet sözleşmesi ile çalışanlar bakımından hangi esasa göre belirlendiklerine veya asıl ücret, ikramiye, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ya da yıllık izin ücretlerinden hangisine dahil olduklarına bakılmaksızın tüm ücret alacakları için beş yıllık zamanaşımı süresi uygulama alanı bulmaktadır.
Haksız Fiilden Doğan Tazminat Alacakları: zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği andan itibaren iki yıl ve her halde fiilin gerçekleşmesinin üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Zamanaşımı süresinin “haksız fiilin gerçekleştiği” tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu (Y21HD)
Sebepsiz Zenginleşmeden Doğan İstem Hakkı ise hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Zenginleşme, zenginleşenin bir alacak hakkı kazanması suretiyle gerçekleşmişse diğer taraf, istem hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcunu ifadan kaçınabilir.
Ayıptan Doğan Alacak Hakları: Alıcının ayıptan doğan alacak hakkı, satım konusu malın alıcıya devrinin üzerinden iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak, satıcının ağır kusurlu olması halinde borçlu on yıllık genel zamanaşımı süresine dayanabilir.
Yapının Ayıplı Olması: Bir yapının ayıplı olmasından doğan davalar, mülkiyetin geçmesinden başlayarak beş yılın ve satıcının ağır kusuru varsa yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Eser Sözleşmesindeki Ayıptan Sorumluluk: Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Miras Sebebiyle İstihkak Davası: Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve herhalde miras bırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
Rücu İstemi: Tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminatın ödenmesi kendisinden istenilen kişi, durumu birlikte sorumlu olduğu kişilere bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zamanaşımı, bu bildirimin dürüstlük kurallarına göre yapılabileceği tarihte işlemeye başlar.
Zamanaşımını Durduran Sebepler: Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur:
- Velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için,
- Vesayet süresince, vesayet altında bulunanların vasiden veya vesayet işlemleri sebebiyle Devletten olan alacakları için,
- Evlilik devam ettiği sürece, eşlerin diğerinden olan alacakları için,
- Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için,
- Borçlu, alacak üzerinde intifa hakkına sahip olduğu sürece,
- Alacağı, Türk mahkemelerinde ileri sürme imkânının bulunmadığı sürece,
- Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece zamanaşımını durduran sebeplerin ortadan kalktığı günün bitiminde zamanaşımı işlemeye başlar veya durmadan önce başlamış olan işlemesini sürdürür.
Zamanaşımının Kesilmesi: Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. Ve Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurduğu durumlarda zamanaşımı kesilir. Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur. Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince, kefile karşı da kesilmiş olur. Zamanaşımı kefile karşı kesilince, asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.
Zamanaşımından Feragat: Zamanaşımından önceden feragat edilemez. Müteselsil borçlulardan birinin feragat etmiş olması, diğerlerine karşı ileri sürülemez. Bölünemez bir borcun borçlularından birinin feragat etmiş olması durumunda da aynı hüküm uygulanır. Ayrıca, asıl borçlunun feragati de kefile karşı ileri sürülemez.
“Hukuki konularda hak kaybına uğramamak için hukuki destek ve danışmanlık almanızı tavsiye ederim.”
Kaynakça:
- 6098 sayılı TBK
- 4857 sayılı İş Kanunu
- 4721 sayılı TMK
- Yargıtay Kararları
Bu makale, makalenin yazım tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat dikkate alınarak Av. Arb. Erol ASLAN tarafından hazırlanmıştır. Her olaydaki maddi vakalar ve özellikleri ile bunların uygulama ve sonuçları farklı olacağından, bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmış olup, bir hukuki görüş veya öneri teşkil etmez ve bu şekilde yorumlanamaz.