“Kadın ve Liderliği” yeniden tanımlamak…

Bir tabu konusu ya da en azından ülkemizin birçok bölgesinde yeterince tanınmayan ve önemsenmeyen hatta küçümsenen bir konu: Kadınların liderlik pozisyonlarında oynadığı rol.

Erkekler birçok yönetim basamaklarını ve noktalarına daha hızlı çıkmakta, hükmetmekte, kadınlar ise liderlik yeteneklerini geliştirememekte, yükselmekte sıkıntılar yaşamaktadır. Birçok organizasyon, icra görevinde bulunmaya istekli kadın kavramına her ne kadar belli etmeye çalışmasalar da endişeyle yaklaşmakta. Veya çalışan, fiziksel olarak çekici olmadığı sürece, eski yöneticilerin bir kadın çalışanı bir liderlik pozisyonuna almakta tereddüt ettiği düşüncesi yaygın.

Diğer bir sorun da özellikle de her iki cinsiyetin de aynı miktarda çalışanın olduğu organizasyonlar da yatmakta. Bir kadın çalışana erkek muadilleriyle aynı miktarda saygı gösterilmemesi. İlk günden itibaren, kadınlar iş yerinde daha fazla gözetim altında, daha fazla eleştiriye, hatta daha fazla mobbing’e maruz kalıyorlar. Söylemek gerçekten üzücü ama göründüğü kadar da kötü.

  • Her ne kadar ilerleme kaydediyor olsak da kadınlar daha fazla liderlik pozisyonuna nasıl sahip olabilirler?
  • Günümüzde demode olmuş, eskimiş düşüncelerin yerine olması gereken “Kadın ve liderlik” görüşlerini getirmenin bir yolunu nasıl bulabiliriz?
  • Bir kadına, bir erkek kadar fırsat tanınması ve onun yarısı kadar kazanması için iki kat daha sıkı çalışması ve iki kat daha mı akıllı olması gerekiyor?

Her ne kadar göz ardı edilse de kadınların yaratıcılığı, iletişim yetenekleri, ikna kabiliyetleri vb. konularda erkeklere göre daha ileri, kurum bağlılığı daha fazla ve daha esnek bir düşünce yapısına sahipler. Farkında değiliz ama belki de öğrenebileceğimiz çok şey var.

Yaşanan teknoloji çağında, fark yaratmanın bilince olan ve ileriye dönük düşünen, akıllı birçok şirket ise mümkün olan en iyi çalışanları arıyor. Cinsiyet, renk veya yaşlarına bakmaksızın. Umarım bu değişiklikleri “yakın zamanda düşünme” kategorisine değil, daha erken görmeye başlayabiliriz.

Liderlik fırsatları herkes için adil olmalıdır.

Erkek olsun Kadın olsun, herhangi bir cinsiyetten biri liyakat gösteriyorsa lider adayları olarak adil fırsatlara, bakış açısına da sahip olmalıdır. Kişi, bir pozisyon için yeterli bir uyuma sahipse, şans verilmeli.

Farklı insanlara, farklılık yaratacakları fırsatlar sunmaktan neden kaçıyoruz? Aksi takdirde çok geç kalırız. Bunu, herhangi bir politik yaklaşım, bilimsel, dini veya coğrafi kuralların ötesinde düşünmeliyiz. Eğer böyle bir şey varsa, toplumsal tercihlere göre veya cinsiyete göre farklı işyerlerinin bulunmaması, fırsatların sunulmaması basit bir işyeri anlayışından çok insan hakları meselesidir. Kadın olsun, erkek olsun insanlara farklı organizasyonlarda adil ve fırsat eşitliği tanınarak çalışma özgürlüğüne sahip olmaları sağlanmalı.

Kadın ve Liderlik eşdeğerdir.

Kadınların, büyük liderler olduğuna inanıyorum. Özellikle çalışmaktan onur duyduğum veya çalışmadığım halde hayranlıkla takip ettiğim kadınların; azim, sabır ve inatla hedeflerine doğru ilerlemeleri harika bir şey.

Tolerans gösterilen birçok yöneticinin (Kadın veya erkek) yerine, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, liderlik yeteneklerine sahip kişilere, o imkanlara sahip olma rolü verildiğinde, o şirket daha iyi bir performans gösterebilir. Çalışan bağlılığını kazanır. Herkesin bir fırsat bulma şansına sahip olduğunu bildiği için de çalışanların morallini yükseltir.

Kadın liderlerle ilgili sizin düşünceleriniz neler?

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir