Yüksek Performanslı Ekiplerle Çalışmak

 

Yüksek performanslı ekipler 

Bir çoğumuz, iş hayatında, okulda, sporda veya toplumun hangi kesiminde olursa olsun, hayatımızın bir noktasında yüksek performanslı bir ekip içinde deneyim yaşamış, yakından veya uzaktan imrenerek izlemişizdir. Dolayısıyla, ne olduklarını, insanlar üzerinde nasıl bir güç ve etki yarattıklarını tahmin edebiliriz. Ve genel arzu da şirketler açısından böyle bir ekibe sahip olmak veya kişiler açısından ise böyle bir ekibin üyesi olmak. Peki, yüksek performans ekibi nedir? Herkesin eş zamanlı olarak çalıştığı, birbirlerinin katkılarını takdir ettiği ve ekibin bir üyesi olmaktan gurur duyarak olağanüstü sonuçlar üreten bir ekip.

Eş zamanlılık vardır. Saatin içindeki dişli çarklar gibi. İşinin gerektirdiği amaç ve hedefleri gerçekleştirmek için başarma motivasyonları yoğun, birbirleriyle koordineli ve karşılıklı ilgi içinde herkes kendi işini yapar. Kişilerin bir görev üzerinde birlikte çalışması durumunda, çeşitliliği geliştiren kazanımlar mutlaka vardır. Ancak asıl kazanım; her personelin, kendi çabası ile en iyi sonucu almaya odaklanırken, diğerlerinin çabalarını bilmesi ve gerektiğinde karşılıklı değerlendirebilmesidir.

Kurumun vizyonu doğrultusunda, çalışanların kendi gelişimlerine süreklilik kazandırmasıdır. Karmaşaya ve gerilime yol açmadan, gerekli gördüklerinde liderlik sorumluluğunu almaları ve ekibin de buna uygun bir zemin oluşturmasıdır. Çoğu lider, takımlarının yüksek performans göstermesini istediklerini söylese de aslında birkaç konuda da özveri göstermeleri gerekir. Böyle bir takımın, yani yüksek performanslı takımın liderliği zordur. Fedakarlık, mütevazılık ve öz güven gerektirir. Bu nedenle değişime kapalı kişilerin verdiği ilk tepki kısa ve nettir: “Bizde asla yürümez!” Ancak bu güçlü yaklaşımı anlayıp uygulayan organizasyonlar, daha esnek ve daha yaratıcıdır. Organizasyonun verimliliğini, kalitesini ve esnekliğini arttırarak rekabette öne çıkmaları için etkili bir yol sunar. Çalışanlar arasında ilişkisel faktörlerin niteliğini güçlendirir.

İyi bir takım oluşturabilir miyiz? Tabii ki oluşturabiliriz. Ama… eğer “harika” bir takım istiyorsak; odadan çıkmayı, dizginleri kişilere teslim etmeyi ve takımın kendini inşa etmesini sağlamamız gerekir. Sürekli insanları kontrol etmeyi bırakıp, liderliği paylaşmaya istekli olmamız birçok şey kazandırır. Aksi taktirde, ekip içindeki akışın sürekliliği için güçlü liderlik olgusu bir sonraki seviyeye geçemez. Çünkü liderlik, yüksek performanslı ekiplerde akışkandır. Gerekli olan yeteneklere, sorunlara ve görevlere bağlı olarak ekip içinde ortaya çıkar. Bunun içinde koşulları oluşturmalı, sinerji akışını değiştirmeli ve kişilerin kendini dönüştürmeye yönlendirmeliyiz.

Ekibi yüksek performansa “yönlendirmek” için üç adım

Yüksek performanslı ekip liderliği, kişilerin gelişimini sağlamakla birlikte ekibin gelişimini desteklemekle de ilgilidir. Esnek bir yapıya kavuşmasını sağlamalıyız. Ekibin kendini inşa etmeyi öğrenmesi gerekir ki işte o zaman normalden veya iyiden mükemmele dönüşebilme yolu açılır. “Biz” bilinci, sahiplenme duygusu ve birlikte kazanma duygusu yerleşir. En basit yaklaşımla şu üç adımı gerçekleştirmeliyiz:

  • Birleştirici amaç oluşturmak. Ekibinizin, gerçekten bir ekip olduğundan emin misiniz? Ekip olmak aynı kişiye rapor veren veya aynı çatı altındaki kişilerin birleşiminden farklıdır. Ekibi şöyle tanımlayabiliriz: Ortak bir amaca sahip olan ve bunu başarmak için birbirlerine bağımlı olan bir grup insan. Birbirleriyle etkileşim içinde olan, konuyu tartışabilen, proaktif yaklaşım ve karşılıklı olarak hesap verilebilirlik söz konusudur. Birleştirici amaç ya da kapsayıcı bir amaç olmadığında, her insanın odak noktası kendi işlevsel alanına döner.
  • “Takım yetkinlikleri” oluşturmak. Enerjinin akışını açmanın yolu “ekip yetkinlikleri” oluşturmaktır. Ekip üyeleri, kendi bireysel rollerinde yetkin olsa da bir ekip olarak birlikte çalışabilme yeteneğini geliştirmeleri ve öğrenmeleri gerekir. Bu yetkinlikleri asgari şunları içermeli: Birbirleriyle açık ve etkili iletişim kurmak, geri bildirim vermek ve almak. Takımdaki çeşitliliğin faydalarını en üst düzeye çıkarmak. Yüzeysel farklılıkları ve çatışmayı çözme kabiliyeti. Herkes tarafından desteklenen etkili kararlar alma gücü. Evet, ekibin odaklanma noktası ve enerji akışı bu şekilde görünmeye başlar.
  • Yoldan çekilin ve ekibin işleyişinin sorumluluğunu üstlenmesine izin verin. Bu noktada ekip, kendini dönüştürme yetkinliğini ve öz güvenini kazanmış olmalı. Artık lider olarak sizin rolünüz, ekibi pozitif olarak etkilemek için bilgi ve deneyim setinize başvurulan bir danışman olarak, yaratıcı düşünceye önem vermek ve çalışanları yeteneklerine en uygun işte istihdam edilmelerini sağlamaktır. Planlama ve organizasyon yeteneğini değerlendirerek beklenmeyen gelişmelere uyum göstermek ve hazırlıklı olmaktır. Gerektiğinde kaynak sağlayarak, engelleri kaldırarak, öncelikleri belirleyerek ekibin sürece odaklanmasını sağlamak için bir kalkan olarak hizmet etmektir.

Sizin de yaşamış olduğunuz ve deneyimlerinizle eklemek istediğiniz bu konudaki düşünce ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz.

 

 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir