Şeffaflıkla biçimlenen ekip yönetimi

Bir ekibe liderlik etmek yorucu olduğu kadar ilham verici ve ödüllendirici olabilir. Yoğun çalışma ortamlarında dahi ekip liderlerini, kontrol etmenin yanında ekip üyeleri ile iletişim kurmaya ve personelin iş yerinde mutlu, istekli ve yaratıcı olarak ilerlemelerini sağlamak için biraz zaman ayırmalarını sağlamalıyız. Bunu da basit ve oldukça etkili olan takım yönetimi ile ilgili sorularla bir kıvılcım yaratabilmeliyiz. En azından şu soruyla başlayabiliriz.

Etkili ekip yönetimine nasıl ulaşılır? İyi iletişim kanalları ve geri bildirim vermek için bol miktarda fırsatınız varsa, ekibinize güçlü bir destek sistemi sağlayabilirsiniz. Bununla birlikte, ekip liderleri hesap verebilirlik, güven ve daha az hiyerarşik bir yaklaşım geliştirebilirler.

Bazı destekleyici iş akışlarıyla daha mutlu ve daha üretken bir ekibe ulaşmak mümkündür. Bunun için de şeffaf olmak gerekir. Sonuçta başarı için gizli bir formül veya masallardaki gibi ne sihirli süpürge ne de sihirli bir elma aranmamalı. Bu sihri gösterecek olan ve başarıyı gerçekleştirecek olanlar insanlardır. O halde her liderin görevi organizasyon içinde sağlıklı ilişkiler geliştirmek, aile bağlarına benzer bağlar kurmak, kolektif çalışma duygusunu, ortak hedefler ve değerler algısını yaratmak ve pozitif bir imaja sahip olmaktır.

Şeffaflık kendine güvenin yansımasıdır. 

Neden? Şeffaf çalışma ortamlarındaki ekiplerin daha mutlu, yaratıcı ve sorumluluk duygusunun da daha fazla olduğu gözlenmiştir.

Bunun büyük bir iddia, varsayım olduğunu düşünebilirsiniz, ancak şeffaf ortamlar ekip üyeleri ve liderleri arasında karşılıklı saygı hislerini geliştirmeye yardımcı olur. Açık, istikrarlı ve tutarlı iletişim sayesinde şeffaf ve güvenilir işletmeler:

  • Çalışanların pozisyonlarında kendilerini güvende hissetmelerini,
  • Ekip üyelerinin daha içten ve samimi olmalarını,
  • Kişiler arasında iletişimi güçlendirmelerini,
  • Çalışanların kendine değer verildiğini hissetmesini,
  • Sorumluluğun belirli kişiler yerine tabana yayılmasını,
  • Rahatça fikirlerini iletmeleri ve önerilerde bulunmasını sağlar,
  • İş birliğini ve takım ruhunu canlandırır
  • Sonuç odaklı yaklaşımıyla ilham kaynağı olur,
  • Yaratıcılığı teşvik eder.

İnsanlar kendileri olmaktan, görüşlerini dile getirmekten, markayla ve ekibiyle ilgilendiklerini göstermekten korkarlarsa, organizasyon nasıl gelişir, büyür veya başarılı olabilir? Oysa, işletmedeki sorunların kanıksanmaması için kişilere doğrudan hitap ederek, farklı ve parlak fikirlerin akıcılığına ihtiyacımız var. Tüm çalışanları çevreleyen, saygın ve değerli hissettirmeyi amaçlarken güven oluşturulması gerekir.

Şeffaflık, yüksek fonksiyonlu ekiplerin temel taşıdır.

Ekip üyelerinin tamamı, proje üzerinde üst düzey bir görüş bilgisine sahip olabiliyorsa, aynı zamanda herhangi bir zamanda, kendi rolünü ve oynadığı kısmı anlarsa, ekip üyeleri arasında hesap verebilirlik yaratarak sorumluluk duygularını geliştirebilirsiniz.

Her proje içindeki her bir görevi, belirli bir ekip üyesine dağıtarak herkesin sorumlulukları netleştirilmeli. Bu aynı zamanda ekip üyelerinin daha büyük resim içinde oynadıkları rolü, verdikleri katkıları anlamalarına da olanak tanır. Tüm görev ve sorumluluklar şeffaf bir şekilde açıklanması hem konunun daha net anlaşılmasını hem de kişiler arasındaki koordineyi kolaylaştırır.

Birlikte çalıştığı kişilerle doğru ve etkili iletişim kuramayan, bilgiyi paylaşmayan, güven iklimini yaratamayan, çalışan memnuniyetini sağlayamayan bir lider, yol gösterme konusunda yetersiz kalır. Liderliği en iyi ifade eden kavramlardan biri olan ve zincirleme reaksiyonu sağlayan “değişim” ve uygulamalar konusunda başarılı olamaz.

İnsanların pasif bilgi kullanıcılığı yerine aktif katılımda bulunması için bir kaldıraç olamaz mı? Bu konudaki bilgi ve tecrübelerinizi yazarak katkıda bulunabilirsiniz.

 

 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir