Liderlik Temelleri Üzerine

 

Değişime ayak direten en zor liderlik tutumlarından biri, kişilerin “lider olduğum” duygusudur. Çünkü bir şekilde önemli, üst düzey ya da güçlü biri olmuşuzdur veya öyle sanırız. Her söylenileni alkışlayan, “en doğrusunu siz bilirsiniz” diyen kişilerin etkisini de unutmamak gerekir. Diğer taraftan, insanların iş başında yaşadıkları duygularını görmezden gelip, robotlar gibi olmasını beklerseniz sorunun da kaynağını oluşturmuş olursunuz.

“Her gerçek her kulağa göre değildir.” Umberto Eco

Liderlik, bunların hiçbiriyle bağlantılı değil. Gerçek liderliğin zorluğu, liderliğin size yaş, deneyim, kıdem veya makam yoluyla “verilmeyen”, kişiler tarafından size “verildiğini” anlamaya yetecek kadar alçakgönüllülüğe sahip olmaktır. Bu nedenle söyleyişlerimiz, konfor alanında kalmak veya mikro yönetim yerine sürekli öğrenme, pozitif enerji, biz olmak, ilişkilere daha fazla odaklanma ve bağlılık kazanma konusunda her düzeyde ilham vermek üzerine olacak.

Liderler, insanların dikkatlerini artırmaya, konuları sorgulamaya ve farklı bakış açılarını kucaklamaya yönlendirmeli. Öncelikle de kendi derinliklerimize; kısacası kendimizi tanımalı ve keşfetmeliyiz. İç pusulamızı hareketlendirmek ve deneyimsel yolculuklar yapmak ve daha gerçekçi bir liderlik tarzına sahip olmak hem kendimizin hem de kişilerin yaşam boyu öğrenme zihniyetini geliştirmelerini sağlama düşüncesini öne çıkartır.

Kendimizi, liderlik bağlamında konumlandırarak gerçekte kim olduğumuzu ve gerek kişileri gerekse iş ortamını nasıl etkilediğimizi daha iyi anlayabilmeliyiz. Doğru kararlar verebilmek, eyleme geçmek ve sonuç alabilmek için okumak gerekir: “Olayları, insanları, hayatı ve zorlukları.” Özellikle de kriz dönemlerinde, liderlerin rolü sadece yaşanan olayı değil kriz yaşam döngüsünü de yönetme yeteneğine ve empatisine sahip olmalı.

Küresel bir liderlik gelişimi sağlayıcısı olarak, önceliğin insanlar olduğu, çeşitliğin önemsendiği, önerilere açık, mütevazi ve empatik liderliğin yükselişe geçtiğinin farkındayız. Çünkü, liderlik belirli kişisel vasıfların ve insan ilişkisi becerilerinin ürünüdür. İnsanların, kişilikleri sonsuz bir zihinsel yapıdır ve bu yapıyı şekillendiren ise hem kişinin kendi farkındalığını yaratması hem de liderlerin pozitif enerjisi, kişilere yüklediği tutku, istek ve yönelimleridir.

Ancak o zaman çevremize, ekibimize veya organizasyona kalıcı değer katabiliriz.  

Siz ne dersiniz, deneyim ve farklı düşüncelerinizi yorumlarınızla paylaşın, birlikte öğrenelim.

 

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir