Soruların, Amaca Yönelik Gerçek Sorular mı?

Bir soru sorduğumuzda, insanların bir durum veya problem karşısında nasıl katkıda bulunabileceğini içeren, olaylara bakış açılarını ve nasıl farklı düşündüklerini açıklamalarını mümkün olduğunca kolaylaştırabiliriz. Ve öyle de olmalı. Bir katkı sunmalılar. Veya yönlendirici sorularla, kendi düşüncemizi onlardan duyma isteğiyle kısır döngü içinde kalabiliriz.

Ne yazık ki, birçok kişi olayı tanımlayan, derinliğine sorular sorduklarını ve konuya ilgi gösterdiğini düşünüyor. Ancak bunun yerine kendilerinin ne düşündüğünü göstermek için yönlendirici ve duymak istediği cevaplarla ilgili ipuçlarını içeren soruları kullanıyor. Veya “Bu konu da hiç mi bir düşüncen yok?” da olduğu gibi kasılmayla başlayan sorular genellikle karşı tarafın katkı sunmasını kolaylaştıran soru değil bilakis küçümseyici.

    Her soru olayın kaynağına yönelmiş, gerçekten ilgi gösterilen ve katkı verilmesi beklenilen gerçek bir soru değil. Gerçek sorular meraktan, ilgi göstermekten ve samimiyetten gelir. Katılıma davettir. Başkalarına haklı olduğumuzu kanıtlamak yerine geçici olarak kararı askıya alırken farklı bir olumlu sonuca ulaşmak için gösterilen bir yaklaşım ve öğrenme arzusudur. Konuya olan ilgi, merak ve samimiyeti ne kadar saklamak isteseniz de ses tonunuzdan ve mimiklerinizden yansıyacaktır. Aşağıdaki sorulara bir göz atın ve hangi sorunun gerçekten ilginizi yansıtıp yansıtmadığını bir an için düşünün.

  1. Neden bu şekilde denemiyor ve nasıl çalıştığını görmüyoruz?
  2. Burada tedarikçi kaynaklı bir sorunumuz olduğunu anlıyorum ama Ahmet’i aramana ne sebep oldu?
  3. Bu durumu nasıl görüyorsun?
  4. Bunu sunum tahtası üzerinde yapsak iyi olmaz mı?
  5. Neden herkes gibi süreci takip edemiyorsun?

Kendinizi benzeri sorular sorun ve değerlendirebilirsiniz de. Bu arada 3. Soru gerçekten ilgi gösterdiğinizi ve düşüncelerini merak ettiğiniz duygusu uyandıran tek soru. Diğerleri gerçekten istenilen sonucu elde edemeyeceğiniz, kendi görüşünüzü soruna dahil ettiğiniz veya düşüncelerini pek de merak etmediğiniz sorular.

Merak, öğrenme arzusudur.

Gerçekten merak edildiğinde, bilmediğin bilgilere başkalarının sahip olabileceğini düşünürsünüz. Kişilerin, yaratmak istediğiniz farklılık veya bir problemin çözümü için aradığınız ipuçlarına veya yeniliklere ulaşabileceğiniz beklentisi vardır. Sonuç olarak, bakış açınızın değişmeye açık olduğunu düşünüyorsunuz. Gerçekten ilgi gösterdiğinizde ve merak ettiğinizde, sorularınız kolayca ve doğal olarak gelir. Çünkü gerçek bir soru meraktan kaynaklanır. Bilmediğiniz, o an aklınıza gelmeyen veya o an için bağlantı kuramadığınız bir şeyi öğrenebilmeniz için soruyorsunuz.

Buna karşılık, etkileyici ve ikna edici olmakla birlikte içtenlikten veya anlamlı içerikten yoksun bir dil ya da görüşünüzü açıkça belirtmeden ipuçları ile görüşünüzü belirtebilirsiniz. Örneğin, “Gerçekten işe yarayacağını mı düşünüyorsun?” Sorusu gerçek bir soru değil çünkü karşıdakinin düşüncesine katılacağınızdan şüphe duymasını sağlayan kendi görüşünüzü yansıtmış oluyorsunuz. Ancak, önce kendi görüşlerinizi belirterek kolayca orijinal bir soruya da dönüştürebilirsiniz. “Bunun nasıl işe yarayacağını göremiyorum ama bunun işe yarayacağını düşünmene neden olan durumu nasıl görüyorsun, biraz açıklar mısın?

Görüşlerimizi ifade ederek ve başkalarına sorarak, ikisi arasında seçim yapmak zorunda değiliz. Düşüncelerimizi ve akıl yürütmelerimizi paylaşır, aynı zamanda başkalarının düşüncelerini ve akıl yürütmelerini de anlamaya çalışır ve onlardan etkilenmeye açık oluruz. Belki de iki yaklaşımın birleşimi birbirini destekliyor ve tamamlıyordur, neden olmasın?

Hedefe yönelmiş gerçek sorular:

  • Doğru niyete sahip olmak,
  • Merak ve öğrenme arzusu,
  • Başkalarının görmediğiniz şeyleri görebileceği varsayımına dayanır.

Yargılayıcı veya yönlendirici sorular ise:

  • Bir noktaya gelme isteği,
  • Cevabın zaten sende olduğu duygusu,
  • Haklı olduğunuz varsayımı,
  • Olumsuz bir ön yargı (yapamaz, bilemez, vb.),
  • Kolayca yargılayıcı olarak yorumlanabilecek kelime veya vurgulama içerenler,
  • Bakış açınızı soruya dahil etmeye dayanır.

Gerçekten ilgilenin, samimi olun ve meraklı olmayı öğrenin. Daha iyi bilgi edinmenize ve daha iyi kararlar almanıza yardımcı olacaktır.

Ne düşündüğünüzü bildirmek için iletişime geçebilir veya yorumlarınızla katkıda bulunabilirsiniz.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir